Dua

"Yapayalnız gecelerde anlamaz ki beni kimse"

Affolunmak duasıyla...

Yine dert söyletti; ben bilirim derdimin dibini çıkamamam o kör kuyudan, bir ışık ol bana Ya Rab; karanlığımı aydınlat; yüreğimi ferahlat... Sen buyurmaz mısın ki ben kulumun zannı üzereyim... Beni yaşatan bu ümidim... Ey merhametlilerin en merhametlisi Rabbim, Sen affedicisin affetmeyi seversin ; ne olur affet; bu acı bu ızdırap bu karanlık bitsin... Aydınlığından bana da ver; ey hazineleri ve ikramları bol Rabbim sana acziyetimi bildirip affımı dileniyorum... Ne olur affet; ne olur affet...

Tespitler 2

Öfkelenmekten kırmaktan çekinmeyen insanları hiç anlayamacağım. İnşallah hiç bir zaman öyle biri olmam. Düşünsenize sürekli etrafındakileri varlığınla tedirgin ediyorsun; insanları acaba şimdi ne diyecek bu sözüm onu kızdıracak mı; bu hareketim onu rahatsız edecek mi diye huzursuz ediyorsun. 

Şu an bunları yazarken kafamda bir kaç kişi belirdi. Bu insanların etrafında döner dünya, karşıdaki üzülür mü diye düşündüklerine şahit olmadım. Merak ediyorum bu kaos ortamında acaba mutlular mı... Bence zor iş sürekli açık aramak kızacak bir şeyler bulmak... Öfke yük bence, neden bu yükü taşıyorlar acaba... Yazık onlara bak şimdi üzüldüm hallerine kimse onları sevmez ki, sever gibi görünür. Ben olsam ne derse he derim bu kişilere ama onları sevmem, onun dediği olsun benim için problem değil, ama sevgimi asla vermem, işte o benim....

Öfke saçıp dediğini yaptırmak mı; sevgi saçıp horlanmak mı... Maalesef sevgi dolu insanlar horlanıyor, eziliyor, yönetiliyor ama tespitimce kendisine bunları yapanları asla sevmiyor...

Latte nedir?

Bildiğimiz köpüklü sütlü nescafe ve ilk Latte denemem! 


Sonuçlar:

1- Kocacığıma normal sütlü nescafe yaparken onun sütünü taşırmam ve ocağın batması

2- Eşimin mutfak robotu seslerini duyup yine ne denemeler yapıyorsun diyerek benimle dalga geçmesi

3- Süt köpürtücüm olmadığı için blender ile ancak bu kadar köpüren süt

4- Bir bardak latte keyfi için bir sürü bulaşık

5- Az köpüklü de olsa ev yapımı acemice bir bardak latte

6- Azmin elinden bir şey kurtulmaz, kadın isterse yapar!




Hakikat

Herkes mi mutlu
Yoksa bunların hepsi oyun mu
Yalan mı gülmeler
Aşk-ı sefa sürmeler
Belki de gerçektir
Kim bilir
Hakiki sevmeler
Ya da hakikati sevmeler...

Küçücük

Küçük tansiyonum iyice küçülmüş...
3'e düşmüş... Öyle bir değişik hisler ki acaba sarhoşluk hali böyle midir.

Kan şekerim de şekerleme yapmış, sonra canı sıkılmış küçük tansiyonum ile işbirliğine gitmiş; benimle oynuyorlar; ben de yelkenlideymişim gibi bir o yana bir bu yana sallanarak oynuyorum.... 

Ayyyyh bayilazaaaim...

Yok yok yedim içtim hızla yükselişe geçtim... 

İşte Hayat

Zor bir gündü. Büyük balığın küçük balığı yuttuğu; pireye kızıp yorganın yakıldığı; günah keçisi olmalar; işi düşünce tereyağı gibi erimeler; 180. dönüşler ve bu kargaşada bir yardım eli... İyiler de var be... Kokuşmuş yaşam tarzını seçenlerden sonra bu gül kokulu iyiler iyi geldi... Geriye ne kaldı peki? Yıkık dökük perişan olmuş, haksızlığa uğramış ben mi...... Yooook...... Çünkü hayat bu; olması gereken; ezenler ve ezilenler, kazananlar ve kaybedenler; acaba kim ezdi, kim ezildi... Bugün içiniz rahat uyuyabiliyorsanız; böyle yaşamaya devam edin... Benim içim rahat, yıkık dökük değilim; gerisini ve geleceği siz düşünün... İlahi adalette görüşmek üzere :)

İyilik Göreceli

Yapılan çok fedakarane iyilikler kazanç da olur; kayba da dönüşebilir..

Yapılan iyiliklerin kayıp olma durumu Allah rızası güdülmezse gerçekleşir ve iki türlü kayba dönüşür; daimi olamaz ve iyiliği yaptığın kişiden beklentini bulamayınca; yüze vurmalar, yapılan iyiliklerden pişman olmalar, o insana iyilik yapmaya değmez diye düşünmeye başlayıp; ilişkiye son vermelerle sonuçlanır ve hem arkadaşını kaybedersin, hem bunu anlatır anlatır kendini kötü hissedersin. Öbür dünyada da bir kazancın olmaz çünkü; iyiliğini Allah rızası için değil; insan rızası için yaptın, üstelik bunu dillendirip belki de gıybete girip, daha da kötü bir hal içine girdin. 

İyilik Rabbinin rızasını kazanmak için yapılınca da daha anlamlı ve iki dünya kazançlı oluyor, bu dünyada beklenti içine girmiyorsun. İyiliği yaptığın kişinin kendisini mahcup hissetmemesini sağlıyorsun; çünkü biliyorsun ki kazancını Rabbim verecek; öbür dünyada da müslüman bir kardeşine karşılıksız yaptığın iyiliğin mükafatını görme lütfu doğuyor. 

İyilik karşılıksız olunca iyilik oluyor da; bunu idrak edebilecek bilinci Rabbim inşallah nasibeder bizlere. 

" ......
İncinme incitenden 
Temelde noksan imiş
İncinen incitenden
...... "

Tespitler

Hemen ağlayan insanlardan korkmayın diyor bir psikolog; onlardan size zarar gelmez. Sürekli haksız dıruma düşüp kendilerini savunamadıkları için en ufak şeye ağlayıp rahatlarlar. Onlarla rahatça kavga edebilir; kafasına vurup ekmeğini alabilir , dalga geçebilir, yönetebilir, her istediğinizi yaptırabilirsiniz. Tepkisel olarak biraz surat assalar da,sessiz sedasız sizle konuşmaktan kaçınsalar da, e ne de olsa insan, üzerine gidip onu kolayca alt edebilirsiniz. Emin olun tartışmanın sonunda kazanan siz olacaksınız, çünkü karşı taraf çoktan beyaz bayrağı sallamış, teslim olmuş; sessizliğe bürünmüştür. Artık onun için uykuda hesaplaşmalar; sessiz sessiz kuytukarda ağlama zamanları gelmiştir. Sevilmediğini, bu dünyaya fazlalık olduğunu, herkesi üzdüğünü düşünüp suçluluk psikolojisi onu sarmıştır. Bu bunalım halini bayılmadan atlatabilirse, kısa günün karıdır; 

Bir de çabuk sinirlenen insanlardan korkulmazmış. Onların öfke neöbetleri; bir tsunami; bir yıldırım çarpması gibi gelir; öfkelerini bir anda kusar, rahatlar; sonra da olanlara üzülürler. Bunun kaynağı da sevgisizlik imiş. Bu tarz insanları öfkelendirmemek en karlısı, fırtınadaki  zarar masum insanları da sarar. Bu insanları sürekli pohpohlayıp her istediklerini yapacaksın. Eğer bir memnuniyetsizliğin varsa sakın duygularına yenik düşüp e ben de insanım az da benim dediğim olsun deyip halini belli etme, olur de geç; fırtınanın sonuçlarını unutma; bırak onların dediği olsun; fırtınadan daha kötü olacak değil ya. 

İletişim zor zanaat, ne yapalım...

Zor Zamanlar Yeni Kararlar

Yaşanan her zor an , alamadığın nefesin soluk borunu yakmasıdır, bu acı ile dakikalar geçmez, gün bitmez... Etrafta her şey güzeldir, ama merkezde sen yıkıksan, güzellikler görünmez...

Bir şekilde gün biter, geriye elbet bir ders kalmalı ki, çekilen acının bir değeri olsun.

Unutma... Bir daha yaşamamak için.

Boşver... Bırak herkes mutlu olsun sen olmasan da bir gün elbet olacaksın.

Bekleme... Gözün açık gitmek istemiyorsan.

Olumlu ol... Pratik olumlu sonuçları düşünmek illaki kazançlıdır.

Yeni kararlar al... Hayatını ve evini düzene koyan kararlar her zaman iyidir.

Dua et... Her şeyin sahibi,seni senden çok düşünen Yüce Yaradan'dan iste ki, sana en hayırlısını versin.

Öksüz Fadime

Kendi annesini tanımayan öksüz kız Fadime'nin ağzından:

" Keşke sevseydin beni anne, ayırt etmeseydin beni kendi çocuğundan, ona davranışlarına imrenerek bakıyorum, keşke beni de ablamı sevdiğin gibi sevseydin... Bakmak zorunda olduğun biri gibi olmasaydım, biliyor musun ablam da beni sevmiyor, sürekli azarlıyor, ona karşı nasıl davranacağımı bilmiyorum. Bazen iki arkadaş gibi oluyoruz, bana fikrimi soruyor, seviniyorum bir şeyler söylüyorum, sonra bana tekrar kızıyor. Bilemiyorum ki susmam mı lazım, konuşsam olmuyor anladım da sususunca da asosyalsin diye kızıyor; laf vuruyor. 

Ah babam iyi ki sen varsın, bir tek sen iyi davranıyorsun bana. Bazen annem sana da kötü davranıyor, seni sinirlendiriyor ya, o zaman çok kızıyorum ona, hadi beni sevmiyor ya
sana neden öyle davranıyor, bir de seni bana sürekli kötü anlatıyor, senden soğumamı istiyor. Dayanamıyorum baba, seni savunmak istiyorum, sonra beni susturuyor annem, ama ablam sürekli onu aşağılasa da hiç sesini çıkarmıyor. Baba acaba sen de yalnızken beni savunuyor musun, benim arkamda mısın, benim seni sevdiğim gibi sen de beni seviyor musun. 

Komşumun kızı vardı, annesi hep saçını bağlar, onunla öğle uykusuna yatar, 'anne acıktım' deyince nerde olsa kalkıp ona yemek hazırlardı.
Ben bunları istemiyorum anne, beni sevmesen de kimseye kötü davranma, kimse hakkında kötü konuşma, babamı sev, ablamı sevdiğin gibi, hani o seni azarlayınca hiç bir şey demiyorsun ya, babama da deme, karışma ona...

Bazen bana soruyorsun ya 'beni seviyor musun' diye, ben de diyorum ki 'insan annesini sevmez mi' . Keşke beni sevseydin anne, senin tarafından sevilmeyi o kadar çok isterdim ki...

Blogger Templates by Blog Forum