sevilesiymiş

Sevgili beenmaya çok güzel bir yazı yazmış yine... Konusu; İngilizce'yi nasıl severiz... :) tabi ki değil,hepimizin ve aslında benim de hissettiklerim, belki de yaşadıklarım... ve ben de çok etkilendim, yorumumu burada da yayınlamak istedim ...

"by the way I'm an English teacher" diyerek sözlerime başlıyorum; ve hep şunu savunuyorum; İngilizceyi sevmeyebiliriz çocuklar; ama sevmiyoruz diye neden başarıdan yoksun kalalım, madem önümüze konmuş bir kab yemek; sevmesek de doymak için yiyeceğiz; sevmiyoruz diye aç mı kalalım... diye vaaz verirken çocuklara, aslında kendime de pay çıkarmışım farketmeden...

hayat da böyle, bazen şartlar, bize boşlukları doldurma görevini verir, bunu yaşayacaksın der... sevmesek de yaşarız; boşlukları doldurmayalım da ölelim mi yani; ya da ölü gibi mi yaşayalım...

gelelim alınacak derse; sevmesek de madem kaçamıyoruz bulunduğumuz durumdan, zevksiz yaşamaktansa, boşlukları doldurmaktan zevk almayı öğreneceğiz ki zevkli yaşayalım elimizdekilerle...

"fill in the blanks with hapiness" o halde...

Sevgili Çalıkuşu artık öğren, bu dersim sanadır ve yine sonuç "güzel gören güzel düşünür"e geliyor... Elbet zor insanın depremde cenneti düşünmesi, ama ne demişler "düşüncesi bile hoş"... Güzel düşünmeye ne kadar da Pollyannacılık dense de; gerçekçilik esasen...

4 yorum:

    peki örtmenimmmmm :))))

     

    :) canımmm yaa çok hoşsun..

     

    Hayırlı kandiller..

     

    amin... size de hayırlı kandiller olur inşallah...

     

Blogger Templates by Blog Forum