:) :S :(

En mutlu olduğunuz anı düşünün, işler bi tıkırında, aman bi mutlusunuz, hayatınızın en güzel haberleri peşi sıra geliyor ve ve ve...

ve birden üzülecek aptal bir şey kurcalıyor kafanızı, "aaa ne yani bu kadar zorluğu aşmışım" diyosunuz "buna mı üzüleceğim", deyip mutluluğunuzun tadını çıkarmaya devam ediyorsunuz derken,  o küçük huzursuzluk bu sefer az daha büyümüş,  gelmiş yine hazır ve nazır....

aaaaa ne şimdi ya siz baya üzülüyorsunuz, olmadı bir de bu konu hakkında icraata geçmeye başlıyorsunuz tamir etmek için... yaw mübarek, peki  ya kafanın bir uydurmasıysa taktığın o yoktan şey, oldu mu behey sersem... elindeki mutlu anı, insan nasıl böyle kaybeder...

insanoğlu mutluluğu değil, mutsuzluğu daha çok seviyor, yalan deyin hadi... yukarıda yazdığımı çoğumuz yaşamışızdır...

 işte şükredenler neden kazanıyor burada anlaşılıyor çünkü şükretmeyi bilmiyoruz ve hep daha fazla, hep daha fazlası diyoruz... zenginin imtihanı fakirinkinden zordur... biz de sanırız ki neden onun her şeyi tam tekmil oluyor, işi gücü rast geliyor,  üstelik inançsız bir insan diye düşünüyoruz, neden ben değil diyoruz belki... bizler küçücük bir mutluluğun bile şükrünü etmekten acizken, koca servetin şükrünü nasıl vericez...

0 yorum:

Blogger Templates by Blog Forum