NEDEN ?

Çok haşere, ama bir o kadar çocuk ruhluydu 6-C sınıfı... Birbirini şikayet eden edene.. "o kalemimi aldı, bu silgimi vermiyo, beni konuşturuyo, o beni güldürüyo, valla ben bişi yapmadım..."

Derken 7. sınıf oldu bu haşereler, bi geldim ki boy atmışlar, erkeklerin sesler kalın... kızlar serpilmiş... ama bizim bunlar yine çocuk.... "o bana teklif etti ben kabul etmedim... sosyalcinin dersinde susuyolar hocam bi size böyleler..." diye şikayetleri ve savunma mekanizmaları değişerek gelmiş bizim çocuklar...
Dersleri ne siz sorun ne de ben söyleyim....

Şimdi ise 8-C oldular... "Bu sene daha iyi gibi bizimkiler... Jack bile daha az kavga eder oldu..." diye düşünedurayım, veli toplantısı geldi çattı.... Gel de söyle şimdi velilere, "senin oğlun böle ders dinlemiyo, oğlun böyle kavga ediyor, kızının erkek arkadaşı var..." zor iş bunlar ve gizlenemez, ama iyi ve etkili bir dil kullanarak, faciaya da sebep olmadan bu öğrencileri kazanmak ise ilk amaç...
Neyse ki,  gelen velilerle  olumlu cümleler kullanarak görüşmeye çalıştım... Ama bir de üç senedir hiç tanışamadıklarım vardı... öğrencilere özellikle bildirdim velilerinin gelmelerini...

O gün çay saatine geç geldim, hocalar oturmuş bana seslendiler: "Bir veli sizinle dörüşmek istiyor" diye... Çok şaşırdım ve sevindim bu Eric'in  babasıydı üç sene boyunca tanışamadığım... Meğer meslektaşım olan baba, oğlunun olumsuz tavırlarını dinlemek istemediği için gelmezmiş... Aslında olmayan Eric'i olmasını istediğim Eric gibi anlattm, bana verdiği sözden bahsetttm....baba da şaşkın ve mutlu... Sonra Eric koşa koşa yanıma geldi : "babamla konuşmuşsunuz hocam... ben adam olacakmışım, siz öle demişsiniz...." dedi ve hararetli , umut dolu bir konuşma da Eric ile gerçekleşti.... TENEFFÜS bitmişti ki derse döndüm ve şımaranlar listesinde dikkatimi en çok çeken öğrenci kim olsun, maalesef  iki de çarpısıyla ERİC"ti....

O kadar üzüldüm kü... tek sormak istediğm "Neden Eric" ti.... Bana bir günde tarifsiz sevinç ve hayal kırıklığı yaşattı... Elbet pes etmek yok, ama ne yalan söyleyim eve geldim hala aklımda Eric ve "NEDEN?"  sorusu...
Bunca söz vermenin ardından dakikalar sonra neden ki; bu sınıfın huzurunu bozan öğrenciler listesinde baş köşede yer almak....

söz vermişti

Asya ile Medine aynı evi paylaşan iki dostlardı diyemeyeceğim... Dost dediğin verdiği sözü tutar...Neyse  uzun mecburi beraberlik dönemini kazasız belasız atlatıp kendi ayakları üstünde durmayı isteyen Asya, bu ayrılığı nasıl söyeleyeceğini bilemeden, gizliden ev araştırmaları yapar ve ev bulunca da ben çıkacağım der Medineye... Bu durumu gurur meselesi yapan Medine başta ılımlıynış gibi gözükse de içten içe kin besler ve olanlar olur... Üçüncü kişilerin dolduruşuna gelen Medine Asyaya meydan okumaya gider; hem de en yakın dostlarının evinde ziyaret eder Asyayı, içindeki kini kusmaya.... Sanırsınız Asya Medinenin ailesini katletti.... Açar ağzını yumar gözünü.... Asyanın hiç ama hiç haketmediği sözleri nefes almadan sıralar... Asya korkak, Asya ezik, Asya o ağır laflardan erimiş bitmiş... Yok öyle değil diyememiştir... Neden savunmaz ki kendini... Güya burcu da aslan... Nerde senin aslanlığın, fareden korktun işte...

Ve Medine yapacağını yapar... Asyanın ona verdiği en büyük sırrı da onun tüm arkadaşlarının arasında pat diye söyleyiverir... Asyanın o "hani söz vermiştin, üstelik sen istemiştin anlatmam için beni sen zorlamıştın neden söyledin ki " bakışlarını bilmem ki nasıl anlatsam....

Ve Medine gider, kinini kusup...

Asya mı... hala o olay aklına gelçikçe kızar kendine... "neden güvendim" ki diye...

Blogger Templates by Blog Forum