Zeliha

Zeliha bu dünyaya ait olamayacak kadar iyi niyetli, hep başkalarının mutluluğunu düşünen, aza kanaat eden, arkadaş canlısı, çevresince sevilen, bir çok kişinin hem akıl hocası hem ders hocası bir insandı.

Bu iyi niyeti, başına çok dert açtı. Karşılıksız sevdiği, onlar için kendini parçaladığı ya da acıdığı ve yardım etmeye çalıştığı insanlardan hep bir darbe aldı. Ama Zeliha hiç akıllanmadı, insanlara karşılık veremeyip söyleyemediklerini hep içine attı, iftiraya bile uğradı kendini savunamadı. Çünkü dünyada kötüler de vardı  ama Zeliha bunu hiç hesaba katmadı. 

Hepimiz biraz Zeliha olmuşuzdur ancak yaşadıklarımız bizi de biraz değiştirmiş, insanlara güvenmemeyi öğrenmişizdir.
Ama Zeliha öğrenemedi. Hep sevgi pıtırcığı gibi dolanıp duruyor nerede  bir ilgi, sevgi görse, oraya bağlanıyor, tekme yeyince de başka sevgi arayışları içine giriyordu. 

Sonra aşk düştü kalbine, tabi kendini hor gören birine... İşte hikaye bu ya, sevgi kelebeği Zeliha, uyanık, kendini beğenmiş, etrafındakileri küçümseyen, ama karısını da yersiz kıskanan, kendini evin izin merceği gören, ondan habersiz kuş uçamayan, denetim memuru gibi bir adama gönlünü kaptırdı. Çok hatalar yaptı Zeliha bu adam yüzünden ve çok üzüldü, sonra hatalarına da üzüldü ve hala da üzülüyor... 

Mutlu mu peki Zeliha, işte bu Zeliha ya, mutlu olacak bir şeyler yine buluyor...

Abartılmış Türk filmi karakteri gibi olan Zeliha'da, az da olsa kendinizi buldunuz değil mi... Halbuki Zeliha gibiler hayattan ne ister ki; azıcık saygı, azıcık sevgi...

(Not: Bu hikayedeki kişiler ve olaylar hayal ürünüdür.)

0 yorum:

Blogger Templates by Blog Forum